Ana Sayfa Fotoğraf Albümü Linkler Forum Ziyaretçi Defterinden
Siteden çıkarken lütfen lütfen reklamları tıklayalım. Hizmetin devamı için.
  Ana Sayfa
   Dersim
   Projeler
   Güncel
   Basından
   Derneğimizden


  Ana Menü
  Kent Rehberi





  Reklam


Fotoğraf Albümü  
Pülümür Bal Festivali 2005

Anket  
Bir Pülümür'lü olarak , Pülümür için birşeyler yaptınızmı ?
Evet
Hayır

Piyasalar  
-- Şu anda aktif değil --

Hava Durumu  
ADANA DİYARBAKIR ERZURUM
ANKARA İSTANBUL İZMİR

Mani Şiir

>Mani Şiir

MANİLERİMİZ VE ŞİİRLER

MUNZUR

 

Munzur gözesinde alabalık tutup

Rakı içiyoruz Kars’lı Kemal’ le

Devrimci türküler gibi kıvrak

Ve yanık öyküler dinliyoruz

Köçer delikanlılarından

Otlu peynir katıyorlar mezemize

Bölüşüyoruz kekik kokulu dağların sevincini

Umutlanıyoruz kıvranıyoruz

 

            Ve bu ara şiir

            Gurbetten dönmüyorsa da

            El ediyor Pülümür gecelerinde

            Ve Pülümür gençleriyle şaraplaşıyoruz

            Zenci tepesini

                                     Ahmet TELLİ

 

PÜLÜMÜR’ ÜN YAŞSIZ KADINI

 

Pülümür’ ün bir dağ köyünde gördüm onu

Yaşını sordum bir giz gibi güldü

Kimi seksen dedi köylülerden kimi yüz

Yüzüne baktım bir giz gibi güldü

 

Bir asa vardı elinde

Bir solmuş krallığın

Kadifeden harmanisi üzerinde

Bir Hititliydi o bir Selçukluydu

Bir Ermeniydi bir Kürttü

Bir Türk

 

Yaşını sordum bir giz gibi güldü

Koluma girdi bir soylu kadınca

Tozlu köy yolunda sürükleyerek eteğini

Beni tek gözlü sarayına götürdü

Köy yapısı kulübesinin

 

Zamanı onda yitirdim ben

Yitik zamanlara onda eriştim

En soylu yoksulluğun toprak döşeli sarayında

Bir taç gibi kondu başıma Türkiyeliliğim

                                   Bülent ECEVİT (1969)

 

HABER ALDIM

 

Pülümür yolunda karlar erimiş,

Nolur tiren götür beni sılama.

Karagöl’ ü çayır çimen bürümüş.

Nolur tiren götür beni sılama.

 

Bizim dağlar çamlıbelden süslüdür,

Bağır dağı çıplak ama hislidir

Bıh gediği seher vakti sislidir.

Nolur tiren götür beni sılama.

 

Koyun kuzu çayırlara inmiştir

Değirmenin altı neye dönmüştür,

Bey suyuna dolu şişe konmuştur.

Nolur tiren götür beni sılama.

 

 

O mübarek Araplı’ nın hali ne?

Yılan koşan , Topatan’ ın dili ne?

Deli Musa dedikleri veli ne?

Nolur tiren götür beni sılama.

 

At çekilin ılıcaya varalım,

Çay içimi Hacılı’ da duralım,

Şah hanımı , Gül Ağayı soralım

Nolur tiren götür beni sılama.

 

Tiren rengin yar kaşıdır gözüdür,

Sallanışın yar cilvesi nazıdır,

İşte bura Erzincan’ ın düzüdür.

Nolur tiren götür beni sılama.

 

Kor düştümü içerime böyleyim ,

Gönül seni Kom başında eğleyim,

İstanbul’ u, Ankara’yı neyleyim,

Nolur tiren götür beni sılama

 

                                          Niyazi GÖZENOĞLU

 

ATASÖZLERİMİZ      

 

* Koç olacak kuzu ağılda belli olur.

* Evin danası evin öküzünden korkmaz.

* Ağzı kana değen kurt daha çok azar.

* Erkanla yola gelmeyeni örkenle getirmek gerekir.

* Eşek ki eşektir, çamura bir kere düşer.

* Kurt kocayınca köpeklere maskara olur.

* Havlamasını bilmeyen köpek sürüye kurt getirir.

* İnek öldü , süt kesildi.

***************************************

Fırında olur hamur
Körükle yanar hamur
Muradınız tez olur
Allah verirse ömür.

Gözüm yaşı sel ettin
Çuha idim çul ettin
Ey Tanrım bu ne iştir
Beni kula kul ettin. 

Kız seninle böyle miydi pazarım
Kara kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yar gelip geçtikçe uyanıp durmamayım.

Kır at damda kişniyor
Yarama ok işliyor
Kömür gözlü sevdiğim
Nerelerde kışlıyor.

 

PÜLÜMÜR’ E YOLCULUK

 

Kale kapısına benzer Katar Köprüsü’ nün ayakları arasında başlar

Görünmez munis kente yolculuk

Kıvrılır her yıl  gömlek değiştiren bir yılan gibi yol

Ulu ağaçların köklerini ve yatağını okşayarak

Akar berrak bir dere

Fonda bir türkü çalar yaşama

 

Yamaçlarda meşe ve ceviz ağaçları giydirir çıplak doğayı

Küçük tepeler, dereler ulaştırır büyük bir dağın doruğuna

1900 rakımlı Cankurtarana.

Gökyüzü bütün çapkınlığıyla gösterir kendini

Rüzgar haşin okşar insanın bedenini

Ve kışta coşar kırbaç gibi çarpar insanın suratına

 

 

Az ilerleyince beyaz renkli modern evler gözükür

Küçük bir düzlüğün üzerinde .

Yol ilerledikçe sanki uzaklaşır gözden beyaz evler

Ya bir küçük sürü çobanı ya kahırlı bir ihtiyar

Rastlar yolun kıyısında ıssızlığa inat

Ağaçlar terk eder yavaş yavaş  yolculuğu

Kuzey yamaçlarda toprak hüznünü gösterir kırıklarıyla

Bozkır olunca renksizliğiyle isyan eder sanki

Güney yamaçlar yeşilliğiyle kıskandırır kuzeyi

Yol vadiye ulaşır süratlenir Hacı’ nın motorlu kıratı

Yusuf ağada çakırkeyiflere tozuyla selam ileterek....

Bir panzer, küçük kulübe  ve kocaman bir kereste dükkanı karşılar

Beyaz sofalı evler yüksekten bakar sallanarak

İki kat taş duvarlı bina

Aydınlığın anıtı gibi belirir renkli minik suratların eşliğinde

Kendini tepelerden bir yaz gibi saklayan kent gözükür nihayet.

 

Sol yamaçta gömüt, güneşin ilk ışıklarına merhaba diyen

Hafif tatlı bir yol

Sağlı sollu dükkanlar

Her dükkanın önünde iskemlede oturanların meraklı bakışları

Kahvede masaya yumulmuş insanlar

Küçük “ Güzel” adamın hoparlöründen seslenen kozmopolit müzik

Sağlı sollu paketlenmiş taksi vazifeli arabalar

Umarsızca dolanan birkaç sahipsiz köpek

Telaşla alışveriş yapan şapkalı bir köylü

Top sektiren birkaç çocuk

Ve ekmek taşıyan kız çocukları

Belediye önünde dik bıyıklarını sergileyen yaşlı adam

Kahvelerden galiplerin dalga geçen havalı konuşmaları

Salkım söğütlü parkta çayını yudumlayan insanlar

En güzel sohbetleri yol boyunda yapan gençler.....

Ve yalçın coğrafya kendini munisçe sergileyen kent...

 

Arapkızı küskündür yan yan bakar suratını ekşiterek

Düldül ayağı halinden memnun ağırlar ziyaretçilerini

Az ötede, sahipsizliğini sergiler kamburuyla Hanım Köprüsü

Anadolu kadının yıllanmış çilesini anlatır sanki

Ve hemen yanı başında kadehi kaldırır erkekler

Hanım Köprüsüne direnişine  karşı kaya dibinde

Üstten Gelin Odaları bakar bu ikileme yorum yapmadan

Pülümür’ ün Yaşsız Kadını  anlatır en iyi yörenin yüreğini

O yürek Pülümür’ e aşık eder.

 

Arılar vızıldaşır her renk çiçeğe bir böcek konar

Tarihin küskünlüğüne rağmen

Doğa barışık ve canlıdır

Çağırır insanı yeniden yaşama

Sevgi türküleri gelir dile

Az ileride bir tabela iki sözcükle anlatır sonu

Güle güle......

                                                     Rıza ÖKTEM

PÜLÜMÜR ZENCİSİ

 

Gizemli tamtamları bırakıp Afrika’da

Şehvetle giriyor doğanın koynuna

Öpüşken dudaklarıyla topluyor yıldızları

Sokuyor Pülümür gençlerinin rüyalarına

 

            Güneşle nerededir bir büyü çözülmesi mi bu

            Akşam öyle yakın ki memeleri

            Sevişmek gelir insanın usuna aralıksız

            Delirtir dokundukça uzaklaşması

            Pülümür zencisinin

 

           

                             Ahmet TELLİ

 

PÜLÜMÜR

 

            Yeşilin bir başka yeşil,

            Rüzgarın bir başka serin,

            Dağın taşın bir başka haşin

            Toprağına ölürüm be Pülümür,

         toprağına....

 

            Düldülayağı , Bük, Büyükçeşme,

            Çare sende yetiş ya Hızır dar günde,

            Varıp gitsem yad ellere yine gönlüm sende,

            Toprağına ölürüm be Pülümür, toprağına....

           

Güneş olsam da doğsam Bağırpaşa’ dan Pülümür’ e

Kırmızıköprü’ ye , ordan Doğanköy’ e...

Ayışığı  olsam da dolsam Karorderesi’ ne,

Pülümür Çayı’ na, Muti Köprüsü’ ne....

 

Bülbül olsam da konsam

                        Uzunevler’ e

Hasangazi’ ye, aah ordan

                        Göneli’ ye

Sen bende, ben sende;

Toprağına ölürüm

          be Pülümür, toprağına...

 

 

                              Mehmet DOĞAN

 

SÜRGÜNDEN SÜRGÜNE

 

Bir daha dönüp baktım Pülümür’ e

Tepedeki çeşmenin başından

Ayırt edilmezdi kalbim bu sıra

Yumruk gibi bir damla bu sıra

Yumruk gibi bir damla gözyaşından .

Arkada koduğum bu kasaba

Artık benim malımdı ölünceye dek.

Yaşadıkça bu güzel yeri

            Mukadderdi sevmek.

İçine sığmadım bu kocaman dağlar

Artık ışıldayıp duracaktı

            Sihirli bir pırlanta gibi

            Yüreğim vefalı gecesinde

Seyredecektim onları hep

Anılarım altın çerçeveli  penceresinde

Bir daha dönüp baktım Pülümür’ e

            O tepeden

            Tepeden

Ne bilsin o zavallı ağaç

Çeşmenin başındaki o tek ağaç

O zavallı dağlar

Hangi ermişin bakışıyla baktı

            Bu zavallı şair

Hangi ermişin bakışıyla

            Hangi mertebeden

İnsanı insan yapan en saygıdeğer acılar

            Yiter gider

            Doğanın

            Kaygısızlığı içinde

Öbür yanda arar dururham ervah

Bu yitip giden güzellikleri

Hantal ruhunun susuzluğu içinde

Bir daha dönüp baktım Pülümür’ e

Şairi şair  yapan

En güzel dizenin açtığı pencereden

El salladı bana küçük çobanlar dereden.

Karşı yamaçtaydı sürüsü Fatmacık’ ın

Kımo onun saçlarını tarıyordu

Gül Mehmet, Mülko, Gülçubuk, Halil’ le Hasan

Rabat Mezrası, Rabat Çayı

Şimdi uzaktaydı bunların alayı.

 

Hızlı akan Pülümür çayı

O güzel söğütlük

O ıssız cevizlik

O ılgınlar

O tek , o yaşlı armut ağacı

            Gölgeler sultanı

Artık, hepsi , hepsi uzakta

Gözyaşları gidiyor içimden

Sevinci mi olur hiç

            Sürgünden sürgüne gidişin?

Bu iç acıları da doğa gibi şefkatsiz

            Doğa gibi haşin

Gözyaşlarımın  perdesi arkasında

Pülümür yitik bir cenneti andırmaktaydı

Gerçekten bu güzel doğa ortasında

            Acı çekmek kolaydı

 

                            Hasan İzzetin DİNAMO

 
 

Bu Kategori Başlıklar

*


Bu Kategoriye ait veya bulunduğu kategoriye diğer kategoriler

Mani Şiir
Pülümür Fm  

Yayin saatleri icin tiklayin

Videolar  

Videyo izlemek için tıklayın!

BTEA Canlı Yayın Programını indirmek için tıklayın. Bilgisayarınıza indirmek için tıklayın
Online izlemek için tıklayın!


Özlü Söz  
- Kendini tanı ,başkası da seni tanısın!

Üyelik  
Kullanıcı Adı
Şifre
--->

   Üye olmak istiyorum.
   Şifremi unuttum ?
Üyelik:
Son Üye: mirzanlı
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 513

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 7
Üye: 0
Toplam: 7

Sözlük  
Kelime

6 Dilde Sözlük



Zazaca-Türkçe Sözlük


Dernek Menü  
  Kitaplar
  Yaş Hesapla
  Hicri-Miladi-Rumi
  Gazeteler
  Forum
  Türküler
  Şiirler
  Fıkralar
  Linkler

Arama  


En çok Okunanlar  





Pülümür - -Pülümür.COM - Pulumur.COM - Pülümürlülerin Buluşma ve Bilgi Sitesi - Pülümür İlçesi Dersim Munzur Kalan
http://www.pulumur.com
Iletisim: hiverli@gmail.com

www.lizge.com

© 2006 - Bütün hakları saklıdır.

Bu site en iyi 1100 piksel çözünürlükte MS Explorer 6+ ile görüntülenebilir.
Destek : info@lizge.com    WebMaster : hiverli[at]gmail.com


0 sn içinde site açılmıştır