|
Tunceli ilinin tarihi M.Ö. 2200
‘lerde yörede yaşadığı saptanan Saburrular’la (Hurriler) başlar.
Çemişgezek yakınlarında Pulur köyünde yapılan kazılarda Taş Devrinden Tunç
Devrine kadar üç kültür katmanı bulunduğu saptanmıştır. Yörenin ilk
yazılı tarihi Keban gölü kurtarma çalışmaları esnasında elde edilen çivi
yazılı tabletlerden anlaşılmış olup, bölgenin İşuva adıyla anıldığı
görülmektedir. Hitit’ lerin hakimiyetini M.Ö. V. yy. Med ;
M.Ö. V.-III. Yy. da Pers egemenliği izlemiş, M.Ö. 332’de İskender
tarafından feth edilmiştir.
Ancak Pülümür ilçesinin Kapadokya Krallığı döneminde kurulduğu
sanılmaktadır. Kapadokya krallığı M.S. 17 .yüzyılda Romalıların
Bölgeye egemen olmasına kadar yaşamıştır. Bu bölge Roma’lılarla Orta
Asya kökenli Part’lar arasında savaşlara sahne olmuştur. M.S. 395’de
Roma İmparatorluğunun bölünmesinden 639’da Arap’ların eline geçinceye
kadar Bizans hakimiyetinde kalmıştır. Halife Hişam döneminde
(724-743) Tunceli ve yöresi Hazar Türklerinin saldırılarına
uğradı. Aslında Orta Doğu tarihinde Hazarlar 585 yılından evvel
görülürler. Anadolu zannedildiği gibi Malazgirt zaferinden sonra
değil, çok önceden Türk kavimlerinin göçüne hedef oldu. Hazar’ların
Bizans ve Arap’larla yakın ilişkileri olmuştur.
683-686’da Kafkasları aşıp Anadolu’ya giren Hazar akını Doğu Anadolu'da
yerleşim göstermiş, 693’de Bizanslarla beraber Abbasilere karşı çarpışmış,
bu çarpışmalar 737’de Hazar Kağanının Mervan’ a yenilerek, İslamiyeti
kabullenene dek sürmüştür. Hazarlar Bizans ordusu içerisinde yer
almış, İmparator Heraklius kızını Hazar Kağanına
vermiştir.
Selçukluların 1071’de Anadolu’ya girişinden sonra Süleyman Şah
Kumandasında Anadolu fethine katılan Mengücek Ahmet Gazi, Erzincan
esas olmak üzere Pülümür’ü de içine alan Tunceli Kuzey bölgelerinde
Mengücek beyliğini kurdu.1228’de Anadolu Selçuklu Sultanı Alaattin
Keykubat, Mengücekleri kendisine bağladı. Horasan ve harzem
yörelerinde Moğol baskısının artışı bölgedeki Türk kavimlerini batıya
yöneltiyordu. Bu sırada Celalettin Harzem Şah Ahlat’ı alması üzerine
Ahlat beyi Alaattin Keykubat’tan haklarının korunmasını istedi.
Erzincan’ın Yassıçimen yöresinde yapılan savaşta Celalettin Harzem Şah
yenildi. Yanındaki Erzurum beyi tutsak oldu. Alaattin Keykubat
ülkenin doğu sınırlarını güçlendirmek amacıyla Harzem' lilerin sınır
boylarına yerleştir
Pülümür
mıntıkasındaki aşiretlerin ihtiyarları ile temas edildiğinde, kendilerinin
Cengiz istilası önünden çekilen Celalettin Harzem Şah’ın askeri bakiyesi
ve Horasan tarafından gelme Türk olduklarını söyledikleri görülmüş, hatta
bugün haritalarda Tacik baba diye geçen ve kendilerince Sultan baba diye
anılan tepeyi Celalettin Harzem’in kabri olarak gösterirler ve burası
onların ziyaretgahıdır. Pülümür-Ovacık arasındaki yol güzergahı da
buradan geçer. Dikkat çekici bir noktada da bu yörede yaşayan
Kırganlı adlı aşiretin isminin orta Asya Türklerinin mezarlarına
verdiği Kurgan’dan geldiğidir.
Anadolu Selçukluları 1243’de
Moğollara yenilip, 1318’de de ortadan kalktığında Anadolu' da bir
çok beylikler kuruldu. XIII. yy. da Doğu Anadolu’ya göçmüş olan
Akkoyun'lular. Tur Ali bey tarafından bir birlik oluşturdular.
Diyarbakır Merkez olmak üzere Erzincan’a kadar uzanan tüm Tunceli yöresini
de içine alan geniş alanda hakimiyet kurdular.
Bu Türkmen kavimi Orta Asya’daki kültürel yaşamlarından miras kalan koyun
totemini sembol yaptılar. Bugün Tunceli’nin pek çok yöresinde koyun,
kzu isimli köyler; mezar başlarında koyun figürleri
mevcuttur.
Pülümür’ün yakın zamana kadar “Kuzucan” ismini taşıması Akkoyunlu
Devletinden gelme yerleşim yeri olması açısından dikkati
çeker.
Akkoyunlular Uzun Hasan döneminde
en düzenli ve güçlü devlet düzenine kavuştular. Öyle ki Osmanlı
Devletiyle karşı karşıya geldiler. 1473 Otlukbeli savaşı Uzun
Hasan’ın yenilgisiyle sonuçlanınca, Akkoyunlu etkinliği
azaldı.
1508 de Şah İsmail Safevi’nin Akkoyunluları ortadan kaldırarak Doğu
Anadolu' da kurduğu etkinlik 1514 ‘de Yavuz Sultan Selim’e Çaldıran
savaşında yenilmesine kadar sürdü.
Tunceli’nin etrafını duvar gibi saran dağlar ve sarp arazi tarihin çeşitli
devirlerinde yörede kurulan devletlerin hiç birine tam olarak egemenlik
tanımadı ve bu devletlerde bu sarp topraklarla daha fazla
uğraşmadılar. Bu da yörenin uygarlıklara kapalı kalmasına yol
açtı.
Osmanlı döneminde Kuzucan (Pülümür) 1847 yılında Erzurum Vilayetinin
Erzincan sancağına bağlı bir ilçe olarak görünür. 1914 de Birinci
Dünya Savaşına giren Osmanlı Devleti, özellikle Doğu cephesinde büyük
sıkıntılarla karşılaştı. İçerde Ermeni komitecilerin hareketi de hız
kazandı. 1916 yılında Rus ordusu Erzincan önlerinde ve Pülümür’ün
kuzeyindeydi. Pülümür ve yörede oluşturulan milis kuvvetleri
ile kısmen çarpışmalar olduysa da Şubat 1917' de Sovyet hükümetinin
kurulması ile Erzincan’da anlaşma yapıldı ve 17 Aralık 1917 de Rus ordusu
Pülümür dağlarından çekildi.17 Aralık günü ilçenin kurtuluş günü olarak
kutlanmaktadır.
Pülümür Cumhuriyet döneminde 1936 yılına kadar Erzincan’a bağlı İlçe
olarak kaldı ve 4 Ocak 1936 da Tunceli adı ile kurulan İlin yedinci
İlçesi olarak Tunceli vilayetine
katıldı. |